Sallanan Sandalye
Cam Fanus Ebeveynliği / Cam Fanusun İçinden Bakmak
Sallanan Sandalye
Gerçekten Bir Hikâye
Sallanan Sandalyede Oturan Kaygı
Asude Hanım, yoğun bir tempoda çalışan üst düzey bir bürokrattır. Bu yoğun tempo içerisinde uzun süredir düşündüğü ve almak için fırsat bulmadığı sallanan sandalyesine bugün kavuşacaktır. İş çıkışı bir mobilya mağazasına bambudan yapılmış sallanan sandalye almaya geldi. Sandalyelerde tek tek denemeler yaptı ve en sonunda açık kahverengi bir sandalye üzerinde hafiften sallanmaya başladı. Bedeninde bir rahatlama hissi ile yüzünde hafif bir tebessüm oluştu. Sonunda bu sandalye evdeki tüm olumsuzlukların çözümü olacaktı. Günün yorgunluğuna değecek bir alışveriş olmuştu.
Mehmet, LGS’ye hazırlanan bir 8. sınıf öğrencisidir. Okul dersleri, etüt merkezi, özel ders, ödevler ve yoğun bir sınav temposuyla birlikte her LGS öğrencisi gibi zor bir dönemden geçmektedir. Mehmet, okulda yapılan bir deneme sınavı sonrasında dinlenme zamanında hızlıca okulun danışma bölümüne geldi. Danışma görevlisine annesi ile görüşmek istediğini söyledi. Telefon çalmaya başladığında Mehmet’in kalp atışları hızlanmaya başladı ve içinden bildiği tüm duaları okumaya başladı.
Telefon açıldı. Yüzü kıp kırmızı olmaya başlayan ve o yeşil gözlerinden minik minik gözyaşları akmaya başlayan Mehmet, titreyen bir sesle, “Anne biliyorum çok kızacaksın ama Fen Bilgisi sınavından 20 soruda 2 yanlış yaptım. Sosyal Bilgiler ve İngilizce’de yanlışım yok,” dedi.
O sırada okulu gezmekte olan okul müdürü Mehmet’in gözlerinden akan yaşları görünce yanına yaklaştı ve konuşmaları dinledi. Mehmet, “Anne söz veriyorum, bir sonraki sınavda Fen Bilgisi sorularından yanlış yapmayacağım, söz anne,” diyerek danışma bankosuna başını koydu ve kısık sesle ezilip bükülmesini sürdürdü.
Okul müdürü Mahmut Hoca, Mehmet’in omzuna elini koyarak, “Konuşmak ister misin? Seni dinleyebilirim,” dedi. Mehmet, gözlerinde kalan gözyaşlarını elleriyle sildi ve başını sallayarak “Tamam” dedi.
Müdürün odasına geçtiklerinde Mehmet tekrar ağlamaya ve anlatmaya başladı: “Öğretmenim, annem bana güvenmiyor. Bir ailede en önemli şey güven değil midir?”
Okul müdürü, bu sözler karşısında uzun bir sessizliğe gömüldü. Söyleyecek hiçbir şey bulamamıştı.
Asude Hanım, o gün evde televizyon ve internet aboneliklerini iptal ettirmiş, yeni aldığı bambu sandalyeyi Mehmet’in odasına yerleştirmişti. Mehmet ders çalışırken, annesi o sandalyede kitap okuyordu. Ancak o sallanış, bir huzur değil; Mehmet için bir gözetleme kulesine dönüşmüştü.
Müdür Mahmut Hoca, Asude Hanım’ı okula davet etti. Ancak Asude Hanım, hâlâ sadece sınav sonuçlarını konuşmak istiyordu: “Mahmut Hocam, Mehmet iyi bir lise kazanmalı. Bunun için yanlış yapmamalı. Özel ders öğretmeni var, etüt merkezine gidiyor, okulda da ders görüyor ama Fen Bilgisi’nden hâlâ yanlış yapıyor.”
Mahmut Hoca, Asude Hanım’ın kaygısının Mehmet’e aynadaki yansıma gibi nasıl geçtiğinin farkına varmıştı.
Asude Hanım’ın Mehmet’in odasına sallanan sandalyeyi yerleştirmesi, mükemmeliyetçi bir ebeveynin çocuk üzerinde oluşturduğu baskının güven problemine dönüştüğü bir aşamaydı. Oysa yapılması gereken, özel derslerden ve LGS sınavından daha öncelikli olarak, bir anne ile çocuğu arasındaki güven bağının tekrar inşa edilmesiydi.
Çocukların eğitiminde, hangi yaşta olurlarsa olsunlar, önemli olan; onların çevreleri, hazır bulunuşlukları ve gelişim hızları arasında net bir uyumun sağlanmasıdır. Gerek aile içinde gerekse okullarda baskıya dönüşen akademik başarı odaklı tarzlar çocuklarda derin izler bırakmaktadır.
Çocuklarda birey olarak faydalı olduğu duygusunu uyandıracak, bu duyguyu içsel ödüle dönüştürecek ve yaptığı işlerden mutlu olan, becerilerini daha iyi kullanarak topluma yararlı bireyler haline gelmelerine fırsat tanımalıyız.
Ebeveynler yüksek akademik başarıyı teşvik edebilecekleri gibi; baskıcı bir tutum ve davranışlarla başarısızlığa da sebep olabilirler.
Çocuklarımızı sevgi, saygı, GÜVEN ve hoşgörü ortamında; tutarlı bir düzen içerisinde, kabul gördüğü ve bir birey olarak sorumluluk alabildiği, toplumsal değerlerin de akademik başarı kadar önemli olduğu bilinciyle yetiştirmeliyiz.
Ben Mehmet “Yetişkinlere Sesleniyorum…”
Ben Mehmet. Sekizinci sınıf öğrencisiyim. Fen Bilgisi sınavında iki yanlışım oldu, ama sanki bütün hayatım kararmış gibi hissettirdiniz.
Annem, sen bana güvenmedin. O güzelim sallanan sandalye senin için bir huzur, benim içinse her an izlendiğim bir kuleye dönüştü. Sınav sonucu elime gelmeden sen bakışlarını dikmiştin bile. Ne kadar çalıştığımı, neleri başardığımı görmek yerine, hep “eksik” olanı konuştuk.
Ben bir proje değilim.
Bazen hata yapıyorum. Bazen yoruluyorum. Ama her seferinde içimden biri bana şöyle fısıldıyor:
“Mehmet, sakın yanlış yapma. Yoksa seni sevmeyecekler.”
Bu sesi susturmayı çok isterdim. Ama o ses sizin sesiniz oldu.
Öğretmenim bana dedi ki, “Hatalar öğretiyor.” Ne güzel değil mi? Ama o cümle, eve geldiğimde susturuluyor.
Lütfen artık başarımı sadece notla ölçmeyin. Benim ne kadar iyi bir çocuk olduğumu, sadece sınavla anlayamazsınız.
Ben sadece yüksek puanlar almak istemiyorum. Anlaşıldığımı, kabul edildiğimi, güvenildiğimi hissetmek istiyorum.
Ben Mehmet. Bir sınav sonucu değilim. Bir hayatım var ve bu hayatı sizin onayınıza göre değil, kendi iç huzuruma göre kurmak istiyorum.
Ne olur artık beni izlemeyin… Yanımda olun.
Cam Fanus Mesajlar ve Alternatifleri
| Cam Fanus Mesajı | Alternatif Mesaj | Etkisi |
| Yanlış yapmamalısın! | Hatalar öğrenme sürecinin bir parçasıdır. | Çocuğun hata yapmaktan korkmasına yol açar. |
| 2 yanlış yaptın, bu seni geri düşürür. | 18 doğru sorunun başarısını birlikte kutlayalım. | Başarıyı değersizleştirir, motivasyonu azaltır. |
| Sürekli yanında olmalıyım, kontrol etmeliyim. | Sana güveniyorum, sorumluluğunu biliyorsun. | Güvensizlik duygusu ve özgüven eksikliği yaratır. |
| Ders çalışmazsan geleceğin kararır. | Dengeli bir yaşamla başarı daha kolay gelir. | Korku temelli öğrenme gelişir. |
| En iyi okula gitmek zorundasın. | En çok gelişeceğin ve mutlu olacağın yeri birlikte bulalım. | Baskı yaratır, kişisel hedefleri gölgede bırakır. |
Kendine Sor: Farkındalık Testi
- Çocuğum sınavda başarılı olsa da, ilk olarak yaptığı hataları mı soruyorum?
- Onun çabasını takdir etmek yerine sonucu mu değerlendiriyorum?
- Hatalarını bana karşı bir başarısızlık olarak mı yorumluyorum?
- Yanında oturarak çalışmasını denetlemek bir güven göstergesi mi, kontrol mü?
- Çocuğumun mutluluğunu, sadece akademik başarıyla mı ölçüyorum?
Değerlendirme: Bu sorulara verdiğiniz yanıtlar, ebeveynlik yaklaşımınızın çocuk üzerindeki etkisini yeniden değerlendirmenizi sağlayabilir.
Ebeveynlere Öneriler
- Ebeveynlere Öneriler: “Sallanmasın Güven”
- Kontrol değil, rehberlik: Sürekli kontrol, çocuğun içsel motivasyonunu zayıflatır. Yol gösterici olun, pusula değil pilot olun.
- Notlara değil, çabaya odaklanın: Çocuğunuzun çabası, en az sonucu kadar değerlidir. Emek övüldüğünde öğrenme kalıcı hale gelir.
- Sallanan sandalyeniz çocuğun dünyasına sabitlenmesin: Onun odasında bulunmak değil, onunla duygusal bağ kurmak önemlidir. Fiziksel yakınlık duygusal yakınlık değildir.
- Güven, sınav başarısından kıymetlidir: Çocuğunuz, sizin ona güvendiğinizi hissederse; hem sınavı hem hayatı daha güçlü karşılar.
- Beklentilerinizi gözden geçirin: Çocuklar yarış atı değil, potansiyelini keşfetmesi gereken bireylerdir.
- Hata yapma hakkı tanıyın: Hatalar, gelişimin doğal parçasıdır. Onları başarısızlık değil, öğrenme fırsatı olarak görün.
Öğretmenlere Öneriler
1. Kontrol değil, rehberlik:
Sürekli kontrol, çocuğun içsel motivasyonunu zayıflatır. Yol gösterici olun, pusula değil pilot olun.
2. Notlara değil, çabaya odaklanın:
Çocuğunuzun çabası, en az sonucu kadar değerlidir. Emek övüldüğünde öğrenme kalıcı hale gelir.
3. Sallanan sandalyeniz çocuğun dünyasına sabitlenmesin:
Onun odasında bulunmak değil, onunla duygusal bağ kurmak önemlidir. Fiziksel yakınlık duygusal yakınlık değildir.
4.Güven, sınav başarısından kıymetlidir:
Çocuğunuz, sizin ona güvendiğinizi hissederse; hem sınavı hem hayatı daha güçlü karşılar.
5. Beklentilerinizi gözden geçirin:
Çocuklar yarış atı değil, potansiyelini keşfetmesi gereken bireylerdir.
6. Hata yapma hakkı tanıyın:
Hatalar, gelişimin doğal parçasıdır. Onları başarısızlık değil, öğrenme fırsatı olarak görün.
Öğretmenlere Öneriler: “Fanusun Dışındaki Ses”
1. Gözlemleyin, sadece notlamayın:
Öğrencinin akademik performansı kadar duygusal yükünü de fark edin.
2. Çocuğun sırtındaki yükü okuyun:
Her yanlış cevap, onun yetersizliği değil, belki de evde taşıdığı bir yükün izidir.
3. Ebeveyni eğitmek de eğitimin bir parçasıdır:
Ailelere güvenin, empati ve denge üzerine kurulu bir yaklaşımı anlatın.
4. ‘Yanındayım’ demek bazen her şeydir:
Özellikle yoğun sınav dönemlerinde bir öğretmenin şefkatli yaklaşımı, çocukta derin bir güven oluşturur.
5. Rehberlik bakışı kazandırın:
Öğrencinin “öğrenme yolculuğu”nda sınav sadece bir duraktır; hayatı kavrama yetisi ise asıl amaçtır.
Kapanış Mesajı
“Başarı baskısı, güveni gölgelediğinde çocuklar kendilerini değil, sadece notlarını önemsemeyi öğrenir. Oysa bir çocuğun en büyük ihtiyacı, gözyaşlarının arkasında onu anlayacak bir yetişkine rastlamaktır.”
Sallanan bir sandalyede başlayan huzur hayali, bir çocuğun ruhsal güvenliğine zarar verebilir. Kontrol yerine güvenin, baskı yerine rehberliğin konuştuğu bir aile ortamı inşa edebiliriz. Mesele, çocuğun yanlış yapmaması değil; yanlış yaptığında da yanında olunabileceğini hissettirmektir.
Bölüm Sonu Alıntısı
“Çocukların gelişimi için en önemli unsur, onların kendilerini güvende hissetmeleridir.”
— John Bowlby
Kaynakça
- Bowlby, J. (1988). A Secure Base: Parent-Child Attachment and Healthy Human Development. Basic Books.
- Grolnick, W. S. (2003). The Psychology of Parental Control: How Well-Meant Parenting Backfires. Lawrence Erlbaum Associates.